top of page

Sustainable Success for Professionals

  • 1 Nis 2015
  • 5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 3 gün önce

I Will Become a CEO !


When a white-collar professional first enters the workforce, they are often met with the question, “What do you aspire to be in the future?” This question follows them throughout their career journey as they climb the corporate ladder. However, a crucial question—"What do you want to do?"—is seldom included in these career conversations.



Son dönemde önüne küresel sıfatını da eklediğimiz bu sisteme göre insanların refaha ulaşması için sürekli çalışması gerekiyor, ki buraya kadar güzel. Çalışmak, üretmek, fayda yaratmak insan organizmasının en önemli ayrıştırıcı özelliği.


Ancak refaha ilişkin tanımıyla aynı sistem insan doğasını bir açmaza sokuyor. Çünkü “Refah” insanların maksimum sayıda alternatife ulaşabilecek imkanlara sahip olabilme gücü olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla insanın sonuna varılamaz bir tatminsizlik imtihanı ile başa çıkmasını zorunlu kılıyor. Başarının profesyoneller dünyasındaki tanımı ise refaha ulaştıran araçlara sahip olmak mantığıyla bu bitmez yolculuktaki yerini alıyor.


Bu şartlar altında kısa yol refah çözümlerinin başında CEO, Genel Müdür veya kurumsal bir şirkette herhangi bir CXO olmak geliyor. Böylece, bir girişimci değilseniz yapabileceğiniz en doğru şeyi yapmış ve başarı, refah veya zenginleşme yolcuğu için altınıza adeta bir spor araba çekmiş oluyorsunuz.


Başarı, Refah ve Mutluluk İlişkisi


İnsan performansı istikrarlı ve sonsuz olmadığı gibi rekabet, pazar, strateji veya oyuncular da zaman içinde değişiyor. Hatta bu değişimin gözcülüğünü yapmak, kariyer basamaklarını üst yöneticiliğe doğru çıktıkça, yapılan işteki performans gayretinin önüne de geçebiliyor. Tam da bu aşamada liderlik kavramlarının iş dünyasına entegre edilmesi gündeme geliyor. Liderlik başlığı altında, iş paydaşları üzerinde yaratılan bileşke etkinin elementlerine ve bu etkinin kişinin kariyer sürecini nasıl yapılandıracağına çalışılıyor.


Toplam istihdamda üst yöneticilerin oranı tabii olarak azınlıkta. Bu noktadan hareketle ise oldukça değerli “liderlik” kavramını, performansa odaklanmış tüm çalışanların motivasyon ve kişisel başarı duygusu için kullanmaya başlıyoruz. Aslında bu yaklaşım da özellikle büyük ölçekli kurumlarda, çalışan sürekliliği açısından oldukça önemli bir yapıştırıcı faktör olarak görevini yapıyor.


Böylelikle, sadece kurum en üst yöneticisi değil herkesin asgari kendisinin lideri olabileceği noktasından hareketle kariyer yolları peyzaj çalışmalarına alınıyor. Liderlik ve bağlı konularda dünya çapında her yıl on binlerce kitap yazılsa da, duyduğum bir örnek konuyu daha iyi özetliyor.


Uzun yıllar bir kurumda genel müdür olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan bir tanıdığım bana şöyle demişti:


“Her yıl yaptığım işler şu anda sadece geçmiş yılların bilançolarındaki birer kalem olarak duruyor ki kimsenin umurunda değil, bana da başarı gibi görünmüyor. Ancak işten ayrıldığımı öğrenince bana mesaj gönderip bazı yaptığım konuşmaların hayatlarında yarattığı değişimi paylaşan çalışanlarımı düşününce kendimle gurur duyuyorum. Aslında başarım bu insanlardan ibaret.”


Profesyoneller için Sürdürülebilir Kariyer


İster CEO olsun ister bir uzman olsun, liderlik olarak tanımladığımız davranışsal özelliklere yaklaşabilen kişilerin kendini daha başarılı gördüğünü anlıyoruz. Bunun arkasında bir yanılsama da yok aslında; mekanizma Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde tariflediği basamaklardan ibaret. İnsanın temel etkileşim ve anlamlandırılmış iletişim ihtiyacının iş dünyasındaki yeniden çerçevelemesi bu özetle.


Profesyoneller, şirket ve kurumları için en önemli kavram olan “Sürdürülebilir Başarı” odaklı çalışmaya devam ediyorlar. Hatta bu konuda büyük gruplar önünde konuşuyorlar, medya araçlarına izahat veriyorlar veya kişisel tecrübelerinde konunun önemini vurguluyorlar.

Bu bakışla ve biraz gayretle, profesyonellerin “Sürdürülebilir Başarı” kavramına kendi başarı hikayelerinde de yer vermeleri mümkün olabilir sanıyorum. Bu amaca yönelik olarak ise kariyerin ve beraberinde geldiği varsayılan “refahın” mutlak mutluluk anahtarı olmadığını da akılda tutarken aşağıdaki 4 temel hatırlatmanın üzerinde durmayı öneriyorum. Böylece profesyonellerin bu adımları dikkate alarak kendi sürdürülebilir başarı izlerini daha kolay keşfedip, takip edebileceklerini tahmin ediyorum.

  • Kariyerinizin her döneminde olmaya değil yapmaya odaklanın. Yapmak uzun vadede olmak istediğiniz yere sizi taşıyacaktır. Belki de olmak istediğiniz bile zaten evrimleşecektir.

  • Hedefinize giderken sadece varmaya değil etrafınıza bakmaya ve öğrenmeye odaklanın. Öğrenirken hedefinizi de kendinizi de sizin için daha uygun olana taşıyabilirsiniz.

  • Potansiyelinizin kapasitesinden ziyade potansiyelinizin özelliklerine odaklanın. Otantik, size özel küçük detaylar kariyerinizi ve aslında uzun vadede sizi zenginleştirir.

  • Kariyer ünvanlarına ve ilerleme aşamalarına değil başarıya ve zenginliğe odaklanın. Başarı ve zenginlik için kendi tanımınızı kurgulayabilirsiniz, hatta sizi örnek alanlar veya izleyenler de olabilir.



Son dönemde önüne küresel sıfatını da eklediğimiz bu sisteme göre insanların refaha ulaşması için sürekli çalışması gerekiyor, ki buraya kadar güzel. Çalışmak, üretmek, fayda yaratmak insan organizmasının en önemli ayrıştırıcı özelliği.


Ancak refaha ilişkin tanımıyla aynı sistem insan doğasını bir açmaza sokuyor. Çünkü “Refah” insanların maksimum sayıda alternatife ulaşabilecek imkanlara sahip olabilme gücü olarak tanımlanıyor. Dolayısıyla insanın sonuna varılamaz bir tatminsizlik imtihanı ile başa çıkmasını zorunlu kılıyor. Başarının profesyoneller dünyasındaki tanımı ise refaha ulaştıran araçlara sahip olmak mantığıyla bu bitmez yolculuktaki yerini alıyor.


Bu şartlar altında kısa yol refah çözümlerinin başında CEO, Genel Müdür veya kurumsal bir şirkette herhangi bir CXO olmak geliyor. Böylece, bir girişimci değilseniz yapabileceğiniz en doğru şeyi yapmış ve başarı, refah veya zenginleşme yolcuğu için altınıza adeta bir spor araba çekmiş oluyorsunuz.


Başarı, Refah ve Mutluluk İlişkisi


İnsan performansı istikrarlı ve sonsuz olmadığı gibi rekabet, pazar, strateji veya oyuncular da zaman içinde değişiyor. Hatta bu değişimin gözcülüğünü yapmak, kariyer basamaklarını üst yöneticiliğe doğru çıktıkça, yapılan işteki performans gayretinin önüne de geçebiliyor. Tam da bu aşamada liderlik kavramlarının iş dünyasına entegre edilmesi gündeme geliyor. Liderlik başlığı altında, iş paydaşları üzerinde yaratılan bileşke etkinin elementlerine ve bu etkinin kişinin kariyer sürecini nasıl yapılandıracağına çalışılıyor.


Toplam istihdamda üst yöneticilerin oranı tabii olarak azınlıkta. Bu noktadan hareketle ise oldukça değerli “liderlik” kavramını, performansa odaklanmış tüm çalışanların motivasyon ve kişisel başarı duygusu için kullanmaya başlıyoruz. Aslında bu yaklaşım da özellikle büyük ölçekli kurumlarda, çalışan sürekliliği açısından oldukça önemli bir yapıştırıcı faktör olarak görevini yapıyor.


Böylelikle, sadece kurum en üst yöneticisi değil herkesin asgari kendisinin lideri olabileceği noktasından hareketle kariyer yolları peyzaj çalışmalarına alınıyor. Liderlik ve bağlı konularda dünya çapında her yıl on binlerce kitap yazılsa da, duyduğum bir örnek konuyu daha iyi özetliyor.


Uzun yıllar bir kurumda genel müdür olarak çalıştıktan sonra işten ayrılan bir tanıdığım bana şöyle demişti:


“Her yıl yaptığım işler şu anda sadece geçmiş yılların bilançolarındaki birer kalem olarak duruyor ki kimsenin umurunda değil, bana da başarı gibi görünmüyor. Ancak işten ayrıldığımı öğrenince bana mesaj gönderip bazı yaptığım konuşmaların hayatlarında yarattığı değişimi paylaşan çalışanlarımı düşününce kendimle gurur duyuyorum. Aslında başarım bu insanlardan ibaret.”


Profesyoneller için Sürdürülebilir Kariyer


İster CEO olsun ister bir uzman olsun, liderlik olarak tanımladığımız davranışsal özelliklere yaklaşabilen kişilerin kendini daha başarılı gördüğünü anlıyoruz. Bunun arkasında bir yanılsama da yok aslında; mekanizma Maslow’un ihtiyaçlar piramidinde tariflediği basamaklardan ibaret. İnsanın temel etkileşim ve anlamlandırılmış iletişim ihtiyacının iş dünyasındaki yeniden çerçevelemesi bu özetle.


Profesyoneller, şirket ve kurumları için en önemli kavram olan “Sürdürülebilir Başarı” odaklı çalışmaya devam ediyorlar. Hatta bu konuda büyük gruplar önünde konuşuyorlar, medya araçlarına izahat veriyorlar veya kişisel tecrübelerinde konunun önemini vurguluyorlar.

Bu bakışla ve biraz gayretle, profesyonellerin “Sürdürülebilir Başarı” kavramına kendi başarı hikayelerinde de yer vermeleri mümkün olabilir sanıyorum. Bu amaca yönelik olarak ise kariyerin ve beraberinde geldiği varsayılan “refahın” mutlak mutluluk anahtarı olmadığını da akılda tutarken aşağıdaki 4 temel hatırlatmanın üzerinde durmayı öneriyorum. Böylece profesyonellerin bu adımları dikkate alarak kendi sürdürülebilir başarı izlerini daha kolay keşfedip, takip edebileceklerini tahmin ediyorum.

  • Kariyerinizin her döneminde olmaya değil yapmaya odaklanın. Yapmak uzun vadede olmak istediğiniz yere sizi taşıyacaktır. Belki de olmak istediğiniz bile zaten evrimleşecektir.

  • Hedefinize giderken sadece varmaya değil etrafınıza bakmaya ve öğrenmeye odaklanın. Öğrenirken hedefinizi de kendinizi de sizin için daha uygun olana taşıyabilirsiniz.

  • Potansiyelinizin kapasitesinden ziyade potansiyelinizin özelliklerine odaklanın. Otantik, size özel küçük detaylar kariyerinizi ve aslında uzun vadede sizi zenginleştirir.

  • Kariyer ünvanlarına ve ilerleme aşamalarına değil başarıya ve zenginliğe odaklanın. Başarı ve zenginlik için kendi tanımınızı kurgulayabilirsiniz, hatta sizi örnek alanlar veya izleyenler de olabilir.

 
 

©2025 by EHS Danışmanlık Ltd.Şti.

bottom of page